PLATELET AYRIŞTIRMA SİSTEMİ
FOTOAKTİF PRP ( PLATELET RİCH PLASMA) ile dokular iyileşerek yenileniyor

PRP (Platelet Rich Plasma) trombositten zengin plazma anlamına geliyor. Kanın pıhtılaşmasından sorumlu olan trombositler, aktive edildikleri zaman büyüme faktörleri olarak bilinen iyileştirici proteinleri, sitokinleri salgılayarak dokuları iyileştirip yeniliyor. PRP tedavisinde kullanılan trombositler hastanın kendi kanından alınan numuneden yüksek hızda santrifüje edilerek ayrıştırılıyor ve serum olarak yaralı bölgeye enjekte ediliyor. Enjekte edilen sıvıda yüksek konsantrasyonda trombosit ve büyüme faktörleri bulunuyor. Normal kanın 1 mililitresinde 150.000-400.000 trombosit bulunurken PRP’de bu sayı 1.000.000’un üzerine çıkıyor. Trombositler ayrıca sessiz lokal kök hücrelerini aktive ettiğinden plazma sıvısı doğal bir ilaç gibi etki gösteriyor. Yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon kıkırdak gibi yapıların iyileşmesini hızlandırır.

Tedavi uzmanlar tarafından uygulanmalı

PRP tedavisi omuz ağrıları, tenisçi dirseği, golfçu dirseği, kas yırtıkları, aşil tendon yaralanmaları, ön çapraz bağ yaralanmaları; diz, omuz, kalça eklem kireçlenmesi, diz kapağı tendiniti, ayak bileği burkulmaları, topuk dikeni ve kulunç ağrısı olarak bilinen kas gerginliklerinin tedavisinde kullanılıyor. PRP’nin uygulaması ise şu şekilde; Hastanın ortalama 20 cc( 8-40cc) kendi kanı steril bir ortamda alındıktan sonra yaklaşık 30 dakika özel işlemler ile trombositler kanın diğer şekilli elemanlarından ayrılıyor ve kurumumuzda mevcut fotoaktivasyon cihazı ile bu elemanlar aktive ediliyor, etkinlikleri arttırılıyor. Uygulanmak istenen bölgeye bu sıvı enjekte ediliyor. PRP’nin kalitesi, trombositlerin yaşama kabiliyetine bağlıdır. Bu nedenle PRP uzman bir ekip tarafından hazırlanmalı ve 10 dakika içinde uygulanmalıdır. PRP’nin hazırlama sürecinde trombositler canlılığını sürdürebilmelidir, aksi takdirde; canlılığını kaybeden trombositler aktive edilemez. Aynı şekilde, PRP uygun şekilde hazırlanmazsa, trombositler erken aktive olur ve daha hazırlık safhasında büyüme faktörleri kaybolabilir.

Avantajları:

İlk enjeksiyondan 3 hafta sonra hasta tekrar değerlendirilmelidir. Genellikle 7-10 gün arayla 6 aylık dönem içinde 3 enjeksiyona kadar yapılabilir. İşlemden sonra doku iyileşmesini hızlandırmak için fizik tedaviye devam edilebilir. Tercihen arada 1 hafta süre olmalıdır. Hastaların birçoğunda ilk enjeksiyondan sonra iyileşme görülür. Birçok bilimsel çalışmada başarı oranının %80 – 85 oranında olduğu gösterilmiştir. Bazı hastalarda kısmi bir iyileşme olurken, bazı vakalarda tam iyileşme gösterilmiştir. İşlem bir ilaç gibi olmadığı için hastalar ilaç yan etkilerinden korunmuş olur.. Yöntem ortopedik ameliyatlar takiben yapıldığında hastanın ağrısı, enfeksiyon riski, hastanede kalış süresi azalır. İşlem hastaya basit bir enjeksiyon hissi verir ve günlük hayatına devamı engellemez.

Fotoaktivasyon:

Nakledilen PRP içinde hemen aktive olmayıp doğal olarak 24-48 saat sonra aktive halen geçen elemanlar sebebiyle hastalar genelde buna bağlı ağrılar çekmektedir. Fotoaktivasyon PRP sıvısının belirli bir süre için (genelde 10 dakika) ve belirli bir sıcaklıkta (genelde 37 C’) özel dalga boyunda monokromatik ışına maruz bırakılmasıdır. Bu sayede hem hastanın uygulama sonrası ağrı hissi azalır hem de PRP etkinliği/doku iyileşmesi erkenden başlamış olur. Maalesef pekçok merkezde fotoaktivatör bulunmadığından bu işlemden hiç sözedilmez ve pas geçilir.

PRP Kök hücre midir?

PRP tedavisi doğrudan kök hücre değildir fakat hücresel tedavilerin kan kullanılarak hazırlanmasıdır. İçeriğinde az miktarda kemik iliği kaynaklı kök hücre bulundurur. PRP tedavisinde asli mekanizma uygulanan bölgede kanama olduğunu beynimize ileterek dokunun tamir sürecini tetiklemesi ve kök hücrelerin yaralı dokuya ulaşmasına kılavuzluk etmesidir. PRP’nin kök hücre uygulamasından asli farklılığı trombosit ve büyüme faktörlerinin başka bir dokuya dönüşme yeteneğinin olmamasıdır. Dolayısıyla PRP’nin kök hücre olarak lanse edilmesi yanlıştır.

Yan Etkileri:

PRP yönteminde kişinin kendi kanından alınıp hazırlanması (otolog) nedeni ile herhangibir ciddi yan etki yoktur. Yalnızca yapıldığı bölgede geçici bir ağrı, yanma, morluk ve şişme yapabilir. Bu etki 1-2 gün içinde geçer. Çok nadir de olsa strelizasyonun sağlanamadığı olgularda enfeksiyon olabilir.